Sitemize üye olmadan da alışveriş yapabilirsiniz.
e-mail :
şifre : Hatırla
   
 

 

 

Saatler Hakkında
Saatin öyküsü
İnsanın varolduğu ilk günden beri önemli bir kavramdır zaman. Yüzyıllarca güneş ve ayın evrelerini takip ederek saati öğrendi insanoğlu. Güneş saatleriyle başlayan kum saatlerine uzanan, yüzyıllar içinde çeşitli evreleri geride bırakan saat; günümüzde her biri teknolojinin ve sanatın bir araya geldiği “tasarım harikası” olarak nitelendiriliyorlar. Küçücük şekillere bürünüp hayatımızın vazgeçilmez aksesuarları olan saatler, saat tutkunları için bir aksesuardan da daha fazla anlam taşıyıp, hayatın vazgeçilemez parçaları haline geliyor.

Zaman içinde modadan etkilenen saatler; kuşaklar boyu aile yadigarı olarak intikal ettiği gibi müzayede salonlarının da en özel, en vazgeçilmez eserlerinden biri oluyor. Çoğumuz için bu özel saatler zamanı okumamıza yardımcı olan bir araçtan çok kolumuzu süsleyen vazgeçilmez birer sanat eseri ve aynı zamanda kişilerin yaşam tarzları hakkındaki en büyük ipucu göstergesi. Saat kimimiz için zamanı gösteren bir araç, kimimiz için bir tutku, kimileri içinse prestij simgesi... Sevdiklerimize kavuşmak için sabırsızlanırken, iş yaşantımızda zamana karşı savaşırken, hayat yarışındaki koşuyu kazanmaya çalışırken bize eşlik eden kılavuzumuz, yol arkadaşımız... Saatler...
Clepsydra , “Su Hırsızı” Yunanlılar su saatlerini geliştirerek, bu saatlere “clepsydra” adını vermişlerdir. Kaplar huni biçiminde tasarlanmıştı. Böylece su kabın dibine geldiğinde veya kap ağzına kadar doluyken, suyun delikten akış hızı sabit kalmaktaydı. Bu saatler mahkemelerde avukatların konuşma süresini belirlemekte kullanılmaktaydı. M.S.25’de Arşimet daha gelişmiş bir su saati üzerinde çalışmıştır. Su saatine dişliler ekleyerek ayın ve gezegenlerin yörüngelerini tayin etmiştir. Günümüzde halen bu saatler Kuzey Afrika’da kullanılmaktadır.

Hava Şartlarından bağımsız ilk saat: Kum saati
XIV.yy’ da ise astronomlar ve filozoflar tarafından kullanılmakta olan kum saatlerinin ilk kez kimler tarafından geliştirildiği bilinmemektedir. Osmanlı saatçilerine göre bu saati Hz.Yusuf, Gizre’de zindanda mapus iken namaz vakitlerini belirlemekte kullanmak üzere icat etmişti.. İçindeki kumu, mermer tozunu dokuz kez şarapla kaynatarak ve güneşte kurutarak elde etmekteydiler. Ortası dar bir boğazla birleşen iki ufak cam hazneyi doğru çalışması için düz yüzeye koymak gerekmekteydi.

“Saat” sözcüğü nereden geliyor?
İngilizce’de saate yani zamanı gösteren araca “clock” deniliyor.Bu sözcük Latince’de çan anlamına gelen “clocca” dan gelmektedir. Dilimizdeki “saat” sözcüğü ise Arapça kökenlidir.

İlk mekanik saatler
İlk mekanik saati, kimin ne zaman ve nerede yaptığı bilinmemektedir. Ancak, M.S. 1300 yılından sonra Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Başka bir söylentiye göre ilk mekanik saat Çinliler tarafından yapılmıştır. İlk saatlerdeki ağırlıklar yerçekimi tarafından çekiliyor, ağırlıklar dişlileri çekiyor, dişliler de göstergeyi harekete geçiriyordu. Bu saati kurmak için sık zaman aralıklarında ağırlıkları eski konumuna getirmek gerekiyordu.

İlk saat kulesi
1300 ve 1500 yılları arasında büyük saat kuleleri yapılmaya başlanmıştır. Strasbourg Katedrali dünyada inşa edilen ilk saat kulesidir. Prag’daki meşhur “astronomical” saatin ise bir eşinin olmadığı söylenir. Söylentiye göre, mükemmel bir mekanizmaya sahip olan bu saati yapan saatçi ustasının gözleri, bu saatin bir benzerini yapmaması için kral tarafından kör edilmiştir. Bunun üzerine saat ustası saatin çok önemli bir parçasını bozmuş ve bu saat yıllarca çalıştırılamamıştır. Gene bu saatin bir benzeri Vatikan’da bir katedralin duvarında bulunmaktaydı.

Osmanlı Dönemi'nde Saat

Osmanlı döneminde, XIX.yy’ ın ilk yarı
sında başlayan çağdaşlaşma hareketi ile birlikte saat kuleleri yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı’ya bu geleneğin geç gelmesinin sebebi halkın namaz vakitleriyle batılı saat sistemini bir türlü bağdaştıramamış olmasından kaynaklanmaktadır.

Muvakkithaneler
Osmanlı’da camilerin girişlerinde bulunan bu küçük odacıklarda zaman tayini yapan muvakkitler bulunmaktaydı. Görevleri de zaman ölçerleri yardımıyla namaz vakitlerini tespit edip müezzine bildirmekti. Masa saatlerinin yolu açılıyor 1510 ‘da Nuremberg’den Peter Henlein, yayın kurulması ile çalışan saati geliştirilmiştir. Böylece ağırlıklar ortadan kaldırılarak, daha küçük saatleri yapmanın yolu açılmıştır. Artık saatler sadece duvara asılmayarak, bir rafa veya masa üzerine yerleştirilebilmektedir. Bu saatler çok prestijli bir ürün sayılıp sadece zenginlerin evinde bulunmaktaydı.

Yelkovan
1577’de astronom Jost Burgi yıldızların izini sürmek için daha dakik olunması gerektiğini düşünerek, yelkovanı icat etmiştir. Bundan sonra saatlere yelkovan eklenmiştir.

Salınım yapan büyük buluş: Pandüllü Saatler
Pandüllü saatler, Londra’dan dünyaya yayılmıştır. Bir fizikçi olan Huygen, 1657’de pandülün salınımını saatin düzenleyicisi olarak kullanmıştır. Üstelik saatlerdeki hata payı günde bir dakikadan daha aza indirilmiştir. Bu buluş, kısa sürede Avrupa’ya yayılmıştır. Bugün hala satılan pandüllü saatlerin salınımı artık pille gerçekleştirilmektedir.

Baba Saat : Grandfather Clock
Pandülü benimseyen İngiliz saatçiler hepimizin bildiği ilk “grandfather” saatlerini yapmaya başlamışlardır. İlk önce abanoz veya cevizden 180cm. Boyunda ve 25cm. Genişliğinde yapılmaya başlanan saatler o yıllarda oturma odalarında dar ve boş duvarların vazgeçilmez ve popüler elemanı haline gelmiştir. Bugün hala popüler olan bu saatler, Londra’daki British Museum’da oldukça geniş bir saat koleksiyonu olarak sergilenmektedir.

Tarihteki en sevimli saat: Guguklu Saatler
1640’lı yıllarda Almanya’da Kara orman bölgesindeki çiftlik sakinleri, uzun ve boş geçen kış aylarını değerlendirmek üzere saat imalatına başlamışlardır. Ahşap saat yapmaya başlayarak Avrupa’da bu saatleri satmaya başlamışlardır. 1740’da Anton Ketterer ilk guguklu saati tasarlamıştır. XVIII.ve XIX yy. ’Da tüccarlar bu saatleri İngiltere, Rusya ve Türkiye’ye götürmüşlerdir. Bölgenin yetenekli ustaları tarafından günümüzde de tümüyle el yapımı olarak yapılan bu saatler, oldukça değerli sayılmaktadır. Guguklu saatlerin 500 farklı çeşidi, Furtwagen Saat Müzesi’nde sergilenmektedir.

Elektrikli Saatler
Elektrikle çalışan saatler ilk olarak 1800’lü yıllarda üretilmeye başlanmıştır.1920 yılına gelindiğinde kurulmasına gerek olmayan bu saatler yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Saatler hakkında
MEKANİK OTOMATİK SAATLER
“Sonsuz makine” olarak da adlandırılan otomatik saatler, belki de geleneksel saatçilikteki en dahiyane buluştur, çünkü gücünü onu takanın bileğinin hareketlerinden almaktadır. Bileğin en küçük bir hareketi, rotorun kendi ekseni etrafında dönerek saatin “tekrar kurulmasını” sağlamaktadır.

KOMPLİKE SAATLER HAKKINDA BİLGİLER
Saat sanatının bir özeti olarak tanımlanabilecek çok işlevli sofistike saatler, onlarca modelden oluşan ve çoğu limitli ve hatta tek olarak üretilmekte ve çoğu tarihe geçecek kadar değerli “komplike”saatler olarak tanımlanmaktadır. En önemlileri Tourbillon, Minute Repeater, Perpetual Calendar ve Split Seconds Chronograph’ dır. Bunun dışında kalanlar ise “çok göstergeli saatler” olarak tanımlanmaktadır.
İsviçreli saat ustalarının titiz çalışma ve hüneri ile ortaya çıkan saat “komplikasyonları”, bir kol saatinin kasasının içerisine sığdırmak üzere yüzlerce parçanın minyatürize edilmesi ve birkaç santimetrelik çapın içerisinde bulunan kadrana bakarak pek çok bilginin edinilmesi esasıyla yaratılmakta, değerleri bu kriterlere göre belirlenmektedir.
PERPETUAL CALENDAR
İlk olarak 18. yüzyılda cep saatlerinde kullanılan Perpetual Calendar tekniğiyle, saatlerin belirli bir hareket kazandırılarak sürekli çalışmalarının sağlanması durumunda, takvimin gün, ay, yıl olarak 2100 yılına kadar görülebilmesi mümkün olmaktadır.

MINUTE REPEATER
İlk olarak 16. yüzyılda duvar saatlerinde karanlık mekanlarda saatin kaç olduğunun anlaşılması için keşfedilmiş olup, daha sonra cep saatlerinde kullanılmaya başlanmıştır. 18. yüzyılda da saatin iç kısmındaki rezonans çanının saatleri saat başlarında gong sesi ile bildiren bir forma sokulmuştur. 20. yüzyılın başlarından beri daha da geliştirilerek günümüzün önemli firmaları tarafından zenginleştirilmiş modelleri ile değişik örnekleri bulunmaktadır.

JUMPING HOURS
19.Yüzyılda cep saatlerinde kullanılmaya başlanan bu sistem, akrep ve yelkovandan oluşan eski tip kadranlara alternatif olarak yaratılmıştır. Saat ve dakikalar aynı kol ile gösterilip, bu kol, saat başlarında atlamaktadır.

TOURBILLON
Tourbillon, komplikasyon saatlerin en karmaşık ve en ilginç mekanizmalarından biridir. Mekanizmanın yerçekiminden etkilenmesini önlemek amacıyla mekanizmaya bağlı bir organın iki gücü regüle etmesi esasına dayanır. Farklı markaların birbirinden farklı teknikleri bulunmakta olup, mekanik saatlerin yerçekimi dolayısıyla kaybettikleri dakikliğini kazandırmaktadır. ALARMLI SAATLER
Alarm fonksiyonlu saatler 20.yüzyılın başlarında Jean-Jacques Rousseau tarafından bulunmuştur. Cep saatlerinin geleneğini sürdüren günümüz alarmlı saatleri, ister manuel ister otomatik olsun, birbirinden bağımsız kurma sistemine sahiptirler.

DALGIÇ SAATLERİ
Cep saatlerinden kol saatlerine geçiş aşamasında, kol saatlerinin hava şartlarına, toza ve neme daha fazla maruz kalmaları sebebiyle su geçirmezliklerinin sağlanabilmesi en büyük sorunlardan biri olmuştur. Sorunun çözümü 1920 yıllarında camların plastik reçineden imal edilerek çerçeveye monte edilmekle bulunmuştur. Bunu, arka kapakların conta ile korunarak vida ile tutturulması ve su geçirmez tepelerin imal edilmesi takip etmiştir. 1950 yılında dalmanın spor aktivitesi haline gelmesiyle, saatlerin kronograf butonları dahil tüm parçaları yüksek basınca dayanıklı hale getirilmeye başlanmıştır.
GMT
Saatin ölçümü, hiç şüphesiz Greenwich’teki başlangıç meridyenine göre yapılmaktadır. GMT terimi “Greenwich Mean Time” ın kısaltılması olmakla birlikte, saatçilik terimi olarak iki bölge zamanını gösteren saatler için kullanılmaktadır. Bu terimin bir diğer kullanımı da UTC “Universal Time Coordinated”dir. Çoğu GMT saat, 12’lik veya 24’lük zaman dilimleri ile ifade edilmekte ve birkaç zaman bölgesini göstermektedir.

CHRONOGRAPH
Kronograf saatler, günümüzün “komplike” popüler saatleri olmaları ile beraber, bünyelerinde yüzyılların tecrübesi ve kültürünü barındırmaktadırlar. İlk kronograf, 18.yüzyılın başlarında İngiliz saat ustası George Graham tarafından bir olayın süresini ölçebilmek amacıyla bulunmuştur. İsviçre’de üretilen kronografların güvenilirliği, İsviçre Resmi Kronometre Kontrol Kurumu’nun kronometre sertifikası (C.O.S.C) ile belgelenmiştir.

SPLIT-SECOND CHRONOGRAPH
Günümüzün kol saatleri ile zaman ölçümü ihtiyacına çözüm bulmak amacıyla keşfedilen fonksiyonlarından biridir. Bu saatlerin ana fonksiyonu, kronograf fonksiyonu çalıştırıldığında 2 adet sayacın aynı anda hareketlerine başlamaları ve durdurma tuşuna ilk basıldığında birinin dururken ikincisinin harekete devam etmesidir. Durdurma tuşuna ikinci defa basıldığında ikinci gösterge de durmakta, iki duruş arasındaki fark böylece görülebilmektedir.

FLY-BACK CHRONOGRAPH

İlk olarak 2. Dünya Savaşı’nda pilotların kalkış ve iniş gibi senkronize operasyonlarını geliştirmek amacıyla bulunmuştur. Kronograf başlatıldıktan sonra fonksiyonu durdurmadan göstergeyi sıfırlayıp tekrar sayıma başlanmasını sağlayabilen ve bu sayede zaman kaybını minimuma indirgeyen özelliğe sahip saatlerdir.

Bakım önerileri
MEKANİZMANIN BAKIMI
Tüm mekanik saatler tıpkı otomobiller gibi düzenli aralıklarla yağlanma ve bakım gerektirmektedir. Mekanik saatinizin üretimi sırasında kullanılan yağlar ve parçalar en yüksek kalitede olsa bile, saatinizin yetkili servislerce 2-3 yılda bir bakıma tabi tutulması önerilir. Bu düzenli bakım, mekanizmadaki yağın kurumasından dolayı meydana gelebilecek aşınmayı da önleyecektir.

MEKANİK SAATLERİN DAKİKLİĞİ
Mekanik alanda dakiklik, milimetrenin yüzde biri veya mikron olarak ifade edilir. Saatçiler, saniyelik değişimlerden söz ederler. Bu yüksek hassasiyet, mekanizmanın sürekli olarak yerçekimi, metal açılımı, ısı değişimleri, yağlama, sürtünmeden kaynaklanan etkilerin altında kaldığı varsayımıyla oluşmaktadır.
Dakiklik ve ortalama günlük hız, saati kullanan kişinin aktivitelerine göre değişir. Manyetik alanlar (Bilgisayarlar, cep telefonları vb.) saatin çalışmasını etkileyebilir.
Şiddetli çarpma ve darbeler bazı parçaları gevşetebileceğinden bu gibi sarsıntılardan kaçınmanız gerekmektedir.
Mekanik saatler 100’ün üzerinde parçadan oluşan minyatür makineler olduğundan, dakiklikleri quartz saatler kadar kesin olmamaktadır. 24 saatte 6-12 saniyelik sapmalar normal sayılmaktadır.

SU GEÇİRMEZLİK
Vidalı tepe ve vidalı butonları olan saatlerin su geçirmezliğinin sağlanabilmesi için her kullanımdan sonra orijinal pozisyonlarına geri vidalanarak kilitlenmeleri gerekmektedir. Ayrıca, butonları bulunan saatlerin bu fonksiyonlarının su altında kullanılması, saatin makinesinin içerisine su girmesine sebebiyet vereceğinden, kesinlikle uygulanmamalıdır. Saatiniz, her ne sebeple olursa olsun, yetkili servis dışında açılmamalıdır. Yetkisiz kişilerce yapılacak uygulamalar, saatinizin contalarının aşınmasına, vida,kapak, cam ve butonların zarar görmesine sebebiyet verecek, dolayısıyla saat mekanizması suya ve neme karşı savunmasız kalacaktır.